Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

KILLIK BENDE Mİ YANİ?

Tutumlulukla, cimrilik arasındaki farkı bilmeyenimiz yoktur.

Akmakta olan bir nehir kenarında abdest alırken bile suyu israf etmememizi öğütlemiştir Peygamberimiz.

Öyleyse kullandığımız suya, kullandığımız elektriğe çok dikkat edeceğiz.

Gerçi bunlarla sınırlamak da doğru değil. Hayatımızın her aşamasında ifrat ve tefrit arasını iyi hesap etmemiz gerekmektedir.

Ben bu yazımda “bir konuya” vurgu yapacağım için geneli ele almayacağım.

Evimin karşısında bir ekmek fırını var.

Fırının terasında bir lamba açık unutulmuş olmalı ki, üç gün boyunca gece-gündüz hiç sönmedi.

Hiçbir işe yaramayan o lambanın boşa yanması beni rahatsız etti.

Telefon ettim. Hatırlattım. Teşekkür ettiler ve söndürdüler.

Rahatladım.

Evimizin hemen yanında da bir Teknik Anadolu Lisesi var.

Lisenin bazı mekânlarında günlerce sabaha kadar elektrik yanıyor.

Belli ki dikkat edilmiyor, ciddiye alınmıyor.

Müdürü aradım. Hatırlattım. Teşekkür etti ama, sönmedi.

Tekrar aradım bu defa söndü.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. En az iki mekan günlerce hiç sönmüyor.

Mahallenin delisi ben miyim?

Ben hatırlattım. Görevimi yaptım. Artık vebal o lisenin müdürünün omuzlarındadır.

Dediysem de dayanamadım. Tekrar aradım, tekrar hatırlattım.

El cevap: Unutulmuştur.

Unutmak üç gün olur. Üç aydan beri yanıyorsa bunun adı unutmak değildir. Belli ki görevliler müdürü ciddiye almıyorlar.

Yanan yeri söndürüyorlar, bu defa da başka yeri açık bırakıyorlar.

Kısaca diyeceğim şu ki; Her birimiz aldığımız maaşı helal ettirmeliyiz. Evimizde yapmadığımızı, çalıştığımız yerde de yapmayacağız. “Bir lambadan ne olurmuş” deme lüksümüz yok.

Bir çivi bir nal kurtarır çünkü…

           

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum