'Kin Tutanın Yoktur Dini!'

Yunus Emre, yedi-sekiz asır ötesinden, “Ey yarenler ey kardaşlar, görün beni” adlı şiirinde ne güzel söylemiş;

“Giderdim gönülden kini / Kin tutanın yoktur dini”

Kin, kalplerdeki sevgiyi, saygıyı, vicdanı, merhameti, hoşgörüyü alıp götüren bir duygu…

Kin tutmanın ne dinde ne insani yaklaşımlarda bir yeri yok!

Yunus, gönlünde kini yok ettiğinden, kin duygusuyla yolunu bir daha karşılaşmamak üzere ayırdığından bahseder şiirinde…

O güzel gönlünde kin yok olmamış olsaydı, “Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz” diyebilir miydi?

Türk dili ve medeniyetinin temel taşlarından biri olan Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı dolayısıyla 2021 yılı, UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alınmıştı.

2021 yılı özellikle ülkemizde, barışa açılan yolların, barışa açılan kapıların yılı olabilirdi.

Ama olmadı!

Yedi ay geçti, kavgaya devam! Tartışmaya devam! Sataşmaya devam!

Var mı Yunusça bir adım atma çabamız?

Yunus’un hatırına bir araya gelip barıştık mı?

Nefret dilinden vazgeçtik mi?

Neden barışamıyoruz, neden birbirimize sevgiyle, hoşgörüyle, daha dostane, daha kardeşçe davranamıyoruz?

 

*****

Biz var ya biz! Verdiğimiz sözleri o kadar çok unuttuk ki, hiçbirini hatırlamamak gibi huylar edindik!

Bundan gayrı, küs durmayacağız diyen kim?

Öfke ve nefret içeren konuşmalar ve açıklamalar yapmayacağız sözünü kim verdi?

Yunusun, "Yaradılanı hoş gör Yaradan'dan ötürü" sözünü kendimize şiar edindik,Yaratılanı hoş gördük Yaradan’dan ötürü” demedik mi kürsülerden?

Yalan bile yalan olduğundan utandı aramızda…

Kimseye sen şusun-busun, şucusun, bucusun demeyeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, ayrım yapmayacağız, sizden-bizden söylemlerinden geri duracağız diye açıklamalar yapmadık mı?

Elbette kimseye kindar demiyoruz!

Lakin; ara ara kantarın topuzu kaçıyor!

Laflarımız kırıcı, incitici ve haddini aşan laflar olarak sıralanıyor!

Haddizatında, bu sözleri hak ettiler ifadesi dahi yanlıştır! Tahriklere ve kışkırtmalara ne kadarda meraklı, hevesli ve istekliymişiz!

Maalesef, Yunus Emre yılı gibi bir yılda bile, barıştırıcı sözlere, yatıştırıcı sözlere hasret gidiyoruz!

 

*****

"Bizim Yunus" diyoruz ya…”Bizim Yunus” olmak kolay mı?

Bizim kavramında ki sıcaklığa neden bu kadar çok uzağız?

Yunusu bağrına bastığını söyleyenler, her konuşmasında ondan beyitler dörtlükler okuyanlar, atın artık gönlünüzdeki ve dilinizdeki kini!

Yunus Emrede bizlerde hiç olmayan, barışık olmadığımız, tanışmadığımız, tanışmak için istekli olmadığımız;

Sevgi vardı!

Hoşgörü vardı!

Kardeşlik vardı!

Dostluk vardı!

Birlik ve beraberlik vardı!

Barış vardı!

Esenlik vardı!

Ya bizde!

Sözde hepsi var, ancak gönlümüzde kin çiçekleri açmış, dilimiz kin kusan zehirli bir engereğin diline dönmüş.

 

*****

Kindar söylemlerle nasıl basacağız Yunusu bağrımıza?

Nasıl anacağız Yunus’u? Nasıl anlatacağız?

Yunus Emre, “Söz ola kese savaşı /Söz ola kestire başı /Söz ola ağulu aşı /Bal ile yağ ede bir söz” demiş demesine amma…

Sözümün üstüne söz istemem diyen egoları bağlayan hiçbir şey yok. Yanan yanıyor, yıkılan yıkılıyor. Olan hep gariplere, kimsesizlere, çaresizlere oluyor.

Kin dolu bakışlarımızı, nefret ve öfkeyle ıslık çalan dillerimizi sonlandırabilsek çok şeyi halledebileceğiz amma, ne böyle bir niyetimiz var ne de çabamız!

Yunus, kin tutanlar için, kin tutanın yoktur dini diyor…

Kin tutanda Allah korkusu nasıl olsun ki…

Kindarın var olan sevgisi ve hoşgörüsünü kaplayan yok eden duyduğu kin, nefret ve öfke, onu engelleyeceklerin olmaması, hatta yangına körükle gider gibi körükleyenlerin olması sonrasında tam bir felaketle sonuçlanıyor.

 

*****

Dünya kin tutanların, kindarların sönmeyen ve dinmeyen öfkelerinin açtığı felâketlerle boğuşuyor.

İsrail’in Filistin’de ve Orta Doğu’da yaptıkları,

Çin’in Doğu Türkistan’da, Uygurlara uyguladığı insanlık dışı, zulüm, zalimlik ve asimilasyon.

Arakanda, Kerkük’te, Batı Trakya’da kinleri bitmeyenlerin, sönmeyenlerin zalimlikleri ve zulümleri,

Kin tutanların hangi dinden, hangi milletten olurlarsa olsunlar dinlerine ve insanlığa saygısı ve inançları olmadıklarının bir göstergesi değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.