ÖDÜL VE CEZA

Nimete kavuşmak, sadece bize fayda sağlayacak şeyleri elde etmemiz değildir. Biz farkında olmasak da zaten her yanımız sayısız nimetlerle kuşatılmıştır. Asıl nimet bunların her an farkında olmak, şükrünü yerine getirmek ve kadrini bilmektir. Çünkü bunların verdiği mutluluğun derecesi; onların ne kadar farkında olduğumuza, kıymetini ne kadar bildiğimize, bunlar için ne kadar çok, ne kadar içten şükrettiğimize bağlıdır.

 

Bir şeyin kıymeti; onun yokluğunu, kıtlığını, hasretini çekenle çekmeyenin yanında aynı değildir. “Balık, suyun kıymetini karaya düşünce anlarmış.” Ama balıkla insan arasında bir fark olmalıdır. Marifet, bu farka sahip olmaktır. Yani nimetin farkında olmak ve kıymetini bilmektir. Bu ancak şükretmesini bilmekle mümkün olur. Bunun ödülü hiç bitmeyen bir huzur ve mutluluktur. Herkesin sadece kendine benzeyen bir fotoğrafı olduğu gibi, bir de ilahi hak ediş belgesi vardır. Kişi daima hak ettiği karşılığı alır. “İnsan için ancak kendi çalıştığının karşılığı vardır.” ( Necm Suresi, 39 )

 

Allah’ın sevdiği veya sevmediği hal ve davranışlar bellidir. Kötülüklerin azaltılması ve iyiliklerin çoğaltılması yolunda gösterilen özveri ve çabalar hiç boşa gitmez. Sadece ahrette değil, bunların dünyada da ödülleri vardır. Bunu bilen milyarlarca insan, tüm dünyada her gün sayısız iyilikler yapıyor. Bunca insana bunu yaptıran maneviyatıdır. Bu bir realitedir.

 

  1. tedirgin olan, her şeyin üzülecek bir yanını bulan, hiçbir şeyi beğenmeyen, hiçbir şeye sevinemeyen, bütün olumsuzlukları huy edinmiş insanlar vardır. Bazıları mutsuzluğu, stresi, tasayı, hiçbir sebep yokken zorla icat ederler. Ama çoğu bunun farkında bile değildir, hayata bakışı böyledir. Bu durum dahi bir ilahi ceza şeklidir. Böyle biriyken bu durumdan kurtulan biri bilsin ki, mecbur olmadığı halde bir iyilik yapmıştır. Örneğin bir yoksulun, bir çaresizin veya yetimin elinden tutmuştur. İhtiyaç duyulan yerlerde, kamu yararına bir eser yaptırmış veya yapımına katkı sağlamıştır. Bilgisiyle, duasıyla, emeğiyle, parası veya malıyla yeni yeni iyilikler yapmaya başlamıştır. Yaptığı iyilikleri sırf Allah rızası için yapar olmuştur. Hep iyilik düşünen, bu yolda çaba harcayan biri olmuştur.

 

Allah, daima iyilik ve güzellikten yanadır. İyiliksever insanlar, hiç bir şeye gücü yetmiyorsa, çıplak tepelere, dağ yamaçlarına ağaç tohumu eker, fidan diker. Ana-babasını, akrabalarını, büyüklerini, arkadaşlarını, tanıdığı hasta ve yaşlıları, yoksulları, kimsesizleri arayıp sorar, koruyup kollar. Yaptığı iyilikleri kimi açıklar, kimi gizler. Kimi onları gösteriş olsun diye, kimi örnek olsun, teşvik olsun diye açıklar. Kimi varlığının çok azını, kimi daha çoğunu verir. Bu çabalara kimi çok az zaman ayırır, kimi hayatını vakfeder. Karşılığı da ona göre olur.

 

Her gün yenileri gelen stres ve sıkıntıların yerini sevgi ve sevinçler almaya başlamışsa bu bir iyiliğin ve özverinin ödülüdür. Sıradan hazlar, sevinç ve mutluluklar dahi büyük çabalar ve harcamalara rağmen elde edilemiyorsa, bu çaba ve harcamaların düşünce, niyet temelinde safiyet ve samimiyet yoktur. Gösteriş, övünme, çıkar amacı, başa kakma vb. durumlar vardır.

Birinin çevresindeki nimetlerden aldığı tat, yaşama sevinci, huzuru, başarısı ve mutluluğu her geçen gün hızla artıyorsa; her zaman canını sıkan şeylerin yanında güzel, sevimli şeylerin de farkına varmaya başlamışsa; Allah’ın hoşuna gidecek bir çaba ve özveride bulunmuştur, buna devam etmelidir. Yüce Allah’ın sınırsız sayıda çeşidi olan ödül ve cezası vardır. Yetişkin ve akil olan herkes, yaşadığı her an, ilahi bir yargılamayla karşı karşıyadır. Bu yargılamaların sonuçları hem dünya, hem de ahret hayatını etkiler. Bundan kaçış yoktur.

 

Bazı inançsız toplumların insanca olmayan hallerine rağmen bizden ilerde olması, işlerini bizden daha iyi yapıyor olmasındandır. Ama onların, bizim yaşadığımız birçok mutluluktan haberi bile yoktur, ahrette de olmayacaktır. “Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın!” ( Āli İmran Suresi, 196 ). Allah’a emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum