Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Üniversitem, Yeni Rektör, Yeni Hedef

Seneler ne de çabuk geçiyor. Çocukken büyümeyi, büyüyünce de çocuk kalmayı isteriz, iş hayatı da öyle.  Önce iş bulayım; bulur, bitmesin ister. Hele de akademisyenlik gibi onurlu bir mesleğe sahip iseniz. Yrd. Doç. olarak geldiğim Üniversitemi Prof. olarak tamamlıyorum. Bu zamana kadar 6 rektör gördüm. Hak ettiğim kadromu alamadım, hakkım yendi, üzüldüm, ancak Devletime hiç küsmedim.

Yeni ve bana göre 6. Rektörümüz Prof. Dr. Metin Aksoy, yeni sisteme göre atanan ilk Rektör oldu. Ben hep atamayı savundum, doğrusu da buydu. Rektör Aksoy bu zamana kadar görev alanlar arasında her halde en genci. Atanması birçoğuna göre sürpriz oldu, çok gençti ve tecrübesizdi. Hele durun bakalım.

Şunu açıkça ifade etmek isterim ki üniversiteleri idare etmek pek kolay değil. Bürokrasi tecrübesi de olan biri olarak akademisyenler, galiba unvanın verdiği öz güvenle başla başına bir genel müdür veya müsteşar havasındadır. İdari yapılanmada ufak tefek bazı kurallar dışında bağımsız hareket edebilir, inisiyatif kullanır, ciddi bir suç işlemedikçe sorgulanamaz da. Doğrusu da budur. Bir akademisyen bu gücü bulamazsa, kendini özgür hissetmez, böylece ilim yapmak pek de kolay olmaz.

Geçen hafta başı Rektörümüz Ziraat Fakültesi Akademik Kuruluna katıldı ve Rektör olarak ilk dinleme şansım oldu. Her ne kadar yakinen tanıyor olsam da akademisyenlerin karşısına çıkışındaki tavrının ne olacağı bazı dostlar kadar benim de merakına mucipti. Bu merak biraz da teknik ağırlıklı eğitim veren bir Fakültede nasıl bir davranış sergileyeceğinin yanında, göreve gelir gelmez ilk atadığı dekanlardan biri olan, kendi kadar genç Zeki Bayramoğlu’ nun toplantıya başkanlık yapması, ekibin bir bölümünün test edilmesini anlamına gelmesi ile de toplantının heyecanını artırıyordu.  

Nemi oldu, anlatalım. Rektörümüz salona derse giren bir hoca rahatlığında girdi. Dekanın çalışmaları öz ve net bir şekilde açıklaması sonrası söz sırası Rektörümüze gelmişti. Rahat ve tempolu başladı, 6 aylık sürede yaptıklarını kısaca özetledi. “Yönetim olarak eğitim faaliyetleri, fiziki ve ekonomik şartların geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapıyor, toplumsal sorunların çözümüne de önem veriyoruz” diyerek ekibini de öne çıkarması büyük incelikti. Ziraat Fakültesi için “Üniversitemizin en köklü fakültelerinden olan Ziraatın bende ayrı bir yeri var. Sanayi ve tarımın birleşme noktası olan Konya’da, bölge ve ülkenin gözde fakültelerinden bir olan Ziraat bu iki gücü kaynaştırarak şehrimize yansıtması gerekir” diyerek hem yönetime, hem de akademisyenlere hedef gösterdi.

Yerli ve millî konularda gayret etmemiz, vatan savunuyor edasıyla yoğun çalışmamız gerekiyor, tüm öğretim elemanlarımızın da bu gayretle çalıştığına inanıyoruz” ile tüm personeli başarıya ortak etmek istiyor. Tarımın fark edilmediği kadar önemli olduğunun anlaşıldığı, Ziraat Fakültemiz bu şahlanışın başlatıcısı, Üniversitemiz de lokomotifi olacaktır” diyerek Ziraata pozitif ayrımcılık yaptı.

Genç Dekan Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu da Ziraat Fakültesinin Türkiye ve Avrupa’nın en büyük fakültesi olarak bölge çiftçisinin sosyo-ekonomik refahını artırmaya yönelik faaliyetler içinde olduklarını ifade ederek, altyapı, kurumsal, araştırma ve uygulama alanları gibi çeşitli konularda hedefini ortaya koydu.

Rektörümüzün akademik istişare toplantısında rahatlığı, esprili konuşmaları ve sempatisi takdir topladı. Bir ara köylü çocuğu olduğunu söyleyerek olgunluğunu ve mütevazılığını da ortaya koydu. Şunu açıkça belirtelim ki, Selçuk Üniversitesi geçmişte kutuplaşmalar ve çekişmelerden çok çekti. Bu dönemde bu yaşatılmayacak gibi. Bu sefer Konya’nın tarihine ve misyonuna yakışır; kendi ifadesiyle “barış, adalet, çalışma ve başarıyı hedef edinmiş” bir rektör olacak, inşallah. Yükü ağır,  ancak iyi yetişmiş, münevver, hedefi sağlam, iyi niyeti ve olgunluğu ile meseleleri kısa zamanda aşacağına inanıyorum.

Rektörü, dekanı, hocası herkese düşen iş sadece çalışmaktır. Bu ülke herkese çok şey verdi; vatan, özgürlük, güven, adalet, huzur. Kimin ne olduğu, ne düşündüğü kimseyi ilgilendirmez. Yeter ki ülkeme zarar vermesin. Rektörümüzün de aradığı bu, çalışmalarını da bu anlayışa bina edecek, zannederim.

Rabbim yolunu açık, şansını bol etsin; haset ve fesatçılara, kendi hırsı ve çıkarını ülkesinin üstünde tutanlara da fırsat vermesin. Âmin. Saygı, sağlık ve huzurla kalınız. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum