1. YAZARLAR

  2. Rivahi Kalay

  3. GÖNÜL SOFRASINDAKİ İFTARLAR
Rivahi Kalay

Rivahi Kalay

Yazarın Tüm Yazıları >

GÖNÜL SOFRASINDAKİ İFTARLAR

A+A-

Duygularımızın ve inancımızın fazlasıyla besleneceği günlere yaklaşıyoruz. Birlik ve beraberliğimizin simgesi Ramazan ayına günler kaldı. Amaç; fakiri doyurmak, küsleri barıştırmak, komşuları birbirleriyle dost etmek, birbirlerini sevmelerini, saymalarını sağlamak.

Oruç, fakirliği yoksulluğu hatırlatırken, yardımseverlik duygularımızı kabartıyor. Yaptığımız yardımların bizi, başımıza gelebilecek kötülüklerden koruduğuna inanıyoruz. Yapılan yardımdan, asıl yardımı yapan kişi faydalanıyor.

Eskiden yemekleri, komşular iş bölümüyle evinde hazırlayıp getirir, top atılma saatine yakın sofra başında bekler, duamızı eder, orucumuzu açardık. Bilmeyenler için hatırlatalım, iftar topu; akşam ezanı ile birlikte iftar vaktinin geldiğinin habercisidir.

Beraber açılan iftarlar, sohbetler, birlikte yapılan sahurlar ve kulağa hoş gelen davulcunun söylediği ilahiler, davulunun sesi…

Şimdilerde durum farklı… Bu farkı yorumlamayı sizlere bırakıyorum! Yakın zamanda iftar programlarını, gıda poşetleriyle yapılan yardımları, etkinlikleri televizyon, gazete ya da sosyal medyadan görmeye başlayacağız. Tabii geniş, lüks, gösterişli iftar mekânlarını da! ‘Gitmezsem ayıp olur’ düşüncesinin yerini, ‘gidip görünmem gerek’ anlayışını da…

Peygamberimiz sağ elin verdiğini, sol elden gizlemeyi tavsiye etmiştir. Sormak istediğim şu…

Siz fakir olsaydınız, size yapılan yardımların ekranlarda, ortamda görünmesini, ister misiniz? Elbette utanılacak bir şey değil… Büyükler bunu kabullendi diyelim, ya çocuklarımız…

Ramazanda amaç; sadece maddi durumu kötü, fakir insanları da sevindirmek olmamalı. Kimsesizlere ne demeli… Maddi durumu iyi de olsa kimsesizler!

Bu kişilerin evine hazırlıklarınız ve yardımlarınızla gidip, mahalleyi de toplayıp, o kişinin evinde iftar vermeyi hiç düşündünüz mü?

Allah kimseye kalp ve gönül fakirliği vermesin. Dostluk, komşuluk, arkadaşlık ilişkilerimizi, maddi manevi yardımlarımızı, yılın bir günü değil her günü hatırlayalım.

En makul yapılan yardımın, ihtiyaç duyulurken yapılan yardımlar olduğunu da unutmayalım.

Birini mutlu ederek, yardımcı olarak, kendimize çok şey katıyoruz. Böylece veren el alan elden üstün oluyor. Çünkü asıl mutlu edecek şeyi, kendimiz kazanmış oluyoruz.

Sofranın güzelliği yemeklerin lezzetinde değil, paylaşılan dostluklarda saklı kalsın. Gözümüz ve gönlümüzün doyduğu nice güzel iftarlarımız olsun. Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum