MUTLULUĞUN FORMÜLÜ BULUNDU!

Mutluluk nedir, nasıl ulaşılır? Kuşkusuz bu soruların cevabı öznellik içerir. Ancak Harvard Üniversitesi bu soruyu en somut şekle büründürebilmek adına 1938 yılında tarihin en uzun araştırmalarından birini başlattı. Araştırma 75 yıl sürdü ve deneyin sonuçları Triumphs of Experience: The Men of the Harvard Grant Study isimli kitapta açıklandı.

Araştırmanın tam bir standarda ulaşamamasında kanımca en önemli etken; tarihin en hızlı kuşak değişimlerinin tamamına tanıklık etmiş olması. Bir önceki kuşağın beklentileri ve mutlulukla ilgili tanımları, kendisinden sonra gelen kuşaklar için kısır kaldı ve erozyona uğradı.

Bizler modern tanımıyla tüketim toplumunun çocuklarıyız. Ve gözümüzün değdiği her yerde cezbedici reklamlarla haşir neşiriz. Bu reklamlar bizleri kuşkusuz harcamaya itiyor ancak gerçekte ne kadarına ihtiyaç duyuyoruz. Tüketemez isek basit bir mutsuzluk ilüzyonu içinde kayboluyoruz. Ama ziyanı yok, biz kandırılmak istiyoruz!

Mutluluğu tüketimle bağdaştaştırmayan, bir devlet başkanı olmasına rağmen basit yaşamanın özgürlüğü ile anılacak olan eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, neslimiz için harika bir örnek. Mujica; makam aracı kullanmadı, maaşını bile fakirlere dağıttı. Kalıcı olanın birikim ve tüketim değil, aşk, dostluk ve aile olduğunu söyledi.

Harvard’ın araştırması da Jose Mujica’yı haklı çıkarır nitelikte bulgulara ulaştı. Araştırmaya göre mutlu eden etkenler para veya kariyer değil güçlü sosyal ilşkilerin olduğu ortaya çıktı.

Araştırmada Harvard öğrencilerinden ve fakir Boston’lı gençlerden oluşan 700 kişilik denek grubu incelendi. Deneklerin ruhsal ve fiziksel durumları, aile ve sosyal ilişkileri detaylı olarak incelendi.  Deneklerin içinde saygın meslek gruplarından bireyler, senatörler hatta bir de devlet başkanı vardı; John F. Kenedy. Kenedy 1961’de suiskate kurban gidene kadar araştırmanın parçası olmaya devam etmişti.

Araştırmanın sonuçlarından bazıları; alkolün fiziksel ve ruhsal bunalıma soktuğu, evlilikleri bitirdiği, çocuklukta anne ve baba ile olan ilişkilerin tüm profosyonel kariyeri etkilediği görüldü.

Araştırmanın pek de beklenmeyen sonucuna göre; fakir ailelerin çocukları olarak dünyaya gelen gençlerin mutluluk düzeyleri ile Harvard’lı gençler arasında düzenli bir korelasyon kurulamadı, net bir sonuç ortaya çıkmadı.

İnsan ilişkileri iyi olan denekler, diğer deneklerin yıllık gelir ortalamasından daha fazla kazandılar ve daha uzun yaşadılar. Deneklerin zeka ile değil kurulan sosyal bağların gücüyle yükselişe geçtiği görüldü.

Araştırmanın sonuçlarını yayımlayan kitabın da yazımın da son sözü; Mutluluk Sevgidir, Aşktır, Dostluktur. Uzun ve mutlu yaşamak için menfaatinize bir öneri; sıkı dostluklar kurun ve ailenize sarılın. Teşekkürler…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.