DOBRACI HALİL

Saf ve tuhaf halleriyle bilinen Dobracı Halil’i, çocukluk arkadaşı Hüsnü Bey’in mezarı başında görenler, onu dua ediyor sanmıştı. Ama bir de ne görsünler, o dua etmiyor da sanki Hüsnü Bey’le konuşuyordu!

-“Değer miydi be Hüsnü? Yanlış yapıyorsun diye sana kaç defa söyledim ama dinletemedim. Yukarıya kırk takla, aşağıya kırk tekme atarak elde ettiğin şeylere bak şimdi. İnsanlığını unutturacak kadar da mı değerliydi bunlar? Bunca mazlumun ahını, bunca fakirin hakkını almaya değer miydi? Al işte gör hayrını, neye yaradı şimdi!

Aldığın lüks arabayla evin yolunu unutmuş, şu bar senin, bu gazino benim dolaşıp duran, içkiyi biraz fazla kaçırdı mı sana da sövüp sayan, derbeder, miras yedi bir oğlun var şimdi.

Bu da bir murat diyordun ama o görülmemiş masraflarla evlendirdiğin kızın da mutsuz. Çocukları zekâ özürlü doğdu zavallının, para da işe yaramıyor.

Ya karın! Hemen evlendi vefasız. Bıraktığın servetle lüks içinde yaşıyor ama herhalde senin adını bile çoktan unutmuştur. Oysa sen onu lüks içinde yaşatmak için yaptığın onca yolsuzluğun vicdan azabına katlanmıştın onun hatırına! Onun bir dediğini iki etmezdin, aaah Hüsnü ah!

Kim bilir sen nasılsın şimdi sen? Değer miydi be Hüsnü, bunlar için değer miydi? Allah sana rahmet etsin, Allah sana acısın, Allah seni affetsin!

Dobracı beni hiç aramadı deme. Söylediklerim için de kusuruma bakma. Biliyorsun ben bunları sana sağlığında da söylerdim. Herhalde bana boşuna deli demiyorlar. Elimde değil, seni hatırladıkça aklıma bunlar diziliyor. Ben aklımdan geçenleri içimde tutamam bilirsin. Elin, âlemin içinde arkandan da konuşmuyorum ama yanına gelmişken de dayanamadım. Bunları yine senin iyiliğin için söylüyorum ha, hakkını helal et.

Öldüğün o kazadan birkaç gün önce kar yağmıştı, hatırladın mı? Bana bu paltoyu o gün vermiştin. Bu iyiliğini unutmadım. Bak, ziyaretine geldim. Okul zamanı yoksul çocuklara da kaban, ayakkabı, filan almıştın.

Bazıları bunları yardımsever desinler diye, gösteriş için alıyor, demişti sana, hatırladın mı? İşin aslı şimdi ortaya çıkmıştır artık. Kim ne derse desin, yine de sağ ol. Aradan bunca zaman geçti bak, o paltoyu hala giyiyorum, iyi de ısıtıyor ha!” diye konuşmasına devam ediyordu Dobracı Halil.

Kimi gülüp geçti, kimi de ders çıkardı. Allah’a emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum