Erol Sunat

Erol Sunat

Ne ara bu kadar yağcı olduk?

Ne ara bu kadar yağcı olduk?

Yağcı kelimesine gülüp geçsek de yağcılığa karşı merakımız fena sayılmaz. Hem de az uz cinsinden değil.

Mesela şöyle bir soru sorsak…

Herkesten yağcı olur mu?

Olmaz olmasına da….

“Bir ihtimal daha var” şarkısı mırıldanmanın tam da yeri… Biz ihtimal dahilinde diyelim, yorum ve değerlendirmeyi de size bırakalım…

Şimdi efendim, yağcı güler yüzlüdür…Tatlı sözlüdür…Kibardır, naziktir, anlayışlıdır. Kelimelerle dans ettiği söylenir.

En tesirli, en gerekli, en can alıcı kelimelerden kurulu cümleleri tam zamanında, en lazım olan bir anda söyler geçer.

Şaşkınlık, hayranlık ve ardından kahkaha…

Yağcı, yağ çektiği adamı ya da hanımefendiyi bulunduğu ortamda bir anda birkaç adım öne çıkarır.

Ayaklarını yerden keser. Lafların her turunda, sözü, döndürür dolaştırır, yağ çektiğine artı olarak yazdırır.

Yağcı erkekte olabilir kadında…

Nihayetinde yağcılık apayrı bir maharettir.

At binenin kılıç kuşananın sözüne en uygun, en münasip insanlardır yağcılar.

Şimdi ister istemez soracaksınız…

Bizde ne ara zirve yaptı yağ ve yağcılık merakı? Ve biz ne ara bu kadar yağcı olduk?

******

Eskiden, ben yağdan hoşlanmam, çevremde yağcı barındırmam diyen Amir, Şef, Müdür ve Başkanlar vardı.

Hiç mi hoşlanmadılar yağdan? Hiç mi kendilerine yağ çekilmesini hoş görmediler? Yağcılara hiç mi itibar etmediler?

Bildiğimiz yağcıların onların kapılarından içeri giremediği…

Ve onların her biri bir efsane gibi yaşadılar ve bu dünyadan iz bırakarak ayrıldılar. Hiç ama hiç unutulmadılar.

Ya şimdi?

Ne cevap versek, nasıl anlatsak, nerelerden başlasak, nasıl söze girsek, bu kadar çok yağcının kuşatma altına aldığı insanların neden bir türlü bu kuşatmaları yaramadığını nasıl dile getirsek?

Anlayacağınız hava serin, mevzu derin, sonra efendim kulağı var yerin…

Tevatür çok, rivayette…

Kim kime yağ çekiyor, kim kimin yağcısı? Bilmeyen mi var?

Yağcıları bilmeyen olabilir mi?

Oluyor…Olur olur bal gibi olur diyorlardı ya hani…

Sevsinler böyle sır saklamayı, ketum olmayı, susma hakkını kullanmayı…

Ah Nasreddin Hocam ah! Akıllı geçinenlerin gayesi dünya var olduğundan beri hep aynı, her şeyi bilecekler duyacaklar, görecekler, ancak işin açıklama kısmına gelince kenara çekilecekler!

Nasrettin Hoca böylelerine bir dünya ders vermiş de olsa, huylu huyundan vazgeçmiyor.

Ne mi diyorlar?

Kim o yağcılar, söyle söyle herkes bilsin, duysun…

Yahu arkadaş ta…işin başından bu yana yağcı kim en iyi kim yağ çeker bilenler, onlarla istişare edenler sizler değil misiniz? Arada sizlere de gelip yağ çekmiyorlar mı?

Pes doğrusu…

*****

Ne diyorduk?

Herkes azıcıkta olsa yağ çekilmeyi hak etmiyor mu?

Böyle bir soruya kim hayır diyebilir?

Varsın hayır diyenlerde olsun…

Doğruyu söyleyin böyle bir soru bir anda yüzünüzde bir gülümsemeye neden olmadı mı?

Nerde o günler bir zamanlar etrafımda yağ çekenden geçilmezdi, şimdi hanım bile yağ çekmiyor diyen ağabeyleri hiç mi dinlemediniz?

Yağın dozu, miktarı, dozajı önemli mi?

Herhalde öyledir…

Az yağ…Biraz yağ…Az biraz…

Belli belirsiz…

Yağ bile sayılmaz…

Yağ çekmek bize dokunur, yağ çekmek bize ters…

Yağ çekmek mi, o ne ya…

Ne yağı ne çekmesi tövbe…tövbe…

Bu kadar yağ çekme edebiyatından sonra, yağ kendi halinde durur mu?

Durur diyenlerde var, durmaz diyenler de… Ya sizce?

*****

Yağ çekilmesinden hoşlananlar olmasaydı, yağcılık gelişebilir miydi?

Söz konusu bile değil.

Dalkavukluğu bilirsiniz.

Kralların, soyluların dalkavukları tarihin bildiğimiz her döneminde var olmuş.

Övülmek istemiş insanlar….

Yüceleştirilmek istenmiş…

O zamanda işte böyle bir sanat dalı çıkmış ortaya…

Her ne kadar adı konmamış bir sanat dalıdır diye anlatılsa da dalkavukluk, ya da günümüzdeki adıyla yağcılık vazgeçilebilecek gibi değil…

Kimi beni çok güldürüyor diye kamufle çabasında…

Kimi bana söylediği cümleler iyi geliyor yaklaşımında…

Kimi moralim düzeliyor, yağ olduğunu bilsem de hoşuma gidiyor arkadaş demekten kendini alamıyor.

Böyle olunca da…

Ne yağ çekmek biter…Ne de yağcılar tükenir…

******

Biri herkesin yağcısı olabilir mi diye sormuş…

Adam ben demiş olursam falanın yağcısı olurdum. Adam yağ çekenin kıymetini biliyor.

Bu arada kendini birilerine anlattıranlarımızda var.

Adama yağ çekilmesi yetmiyor, az geliyor.

Gündem olmak istiyor, gündemde kalmak istiyor, bir de bunu sürekli istiyor. Yanından araba geçse, saçlarına rüzgâr esse ondan bahsedilsin, onun ismi geçsin, şöyle yaptı, böyle yapacak denilsin istiyor.

Sonra da soruyoruz…

Biz ne ara bu kadar yağcı olduk diye…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR